→ “Tin Kemiktir” Serisi
3 Önce Trajedi Sonra Komedi; ya da 2008 Finansal Krizi
“Soyları tükenmekle karşı karşıya kalmış türleri kurtarmak, küresel ısınmadan dünyayı kurtarmak, AIDS hastalarını kurtarmak, pahalı tedavi ve ameliyatlar için gerekli parasal kaynak yetersizliğinden ölen hastaları kurtarmak, açlıktan ölen çocukları kurtarmak… Bütün bunlar biraz daha bekleyebilir, ama “Bankaları kurtar!” çağrısı hemen bir müdahale talep eden ve bunu sağlayan kayıtsız şartsız bir emirdir.
Belki de, Brecht’in Dilenci Opera’sından (Üç Kuruşluk Opera) eski ironik bir deyişi durumumuza tekrar uyarlamanın zamanı geldi: “Yeni bir banka kurmanın yanında bir bankayı soymak ne ki?” İnsanı hapislerde süründüren bir bankadan birkaç bin dolar çalmak, on milyonlarca insanı evlerinden ve birikimlerinden yoksun bırakan, ve ardından devasa devlet yardımlarıyla ödüllendirilen finansal spekülasyonların yanında ne ki?
Dolayısıyla, uzun süredir özlenen radikal sosyal değişimi uygulayacak yeni devrimci faili çaresizce bekleyen Solcu entelektüellere verilecek tek bir cevap var, tözden özneye varan mükemmel Hegelci bir diyalektik değişiklik içindeki eski bir Hopi deyişi: “Bizim beklediğimiz biziz.” Bizim işimizi yapması için başkasını beklememiz atıllığımızı rasyonelleştirmenin bir yoludur.”
1 1968
Slavoj Zizek’in Encore için seçtiği felsefi/politik metinlerden oluşan “TİN KEMİKTİR” küçük kitaplar serisi görmezlikten geldiğimiz ya da farkında olmadığımız, Lacan’ın “kendini bilmeyen bilgi” olarak tanımladığı alanlara odaklanıyor. Serinin bu ilk kitapçığında Zizek 68’i küresel kapitalist uygarlığı radikal bir şekilde sorgulamaya yönelik son girişim olarak görür. Zizek’e göre, 68’in bizim için ne anlam taşıdığı gibi sıkıcı soruları bir kenara bırakıp “68’in gözünde günümüz nasıl görünüyor?” u sormalıyız. “1968’de Yapılar Sokağa Çıkmıştı. Yine Çıkacaklar mı?” adlı alt başlık 68’de Paris duvarlarına yazılan yapısalcılık karşıtı sloganlara karşı Jacques Lacan’ın gösterdiği tepkiye gönderme yapar. “Yapılar Sokağa Çıkmaz” şeklindeki duvar yazıları zamanın öğrenci ve işçi gösterilerinin yapısalcı terimlerle açıklanamayacağına ilişkindi ve Lacan’ın buna verdiği yanıt ise Zizek’e göre tam da 1968’i tanımlar: Yapılar sokaklara çıkmış oldu, yani patlamaya hazır olaylar son aşamada yapısal bir dengesizliğin sonucuydu.
Zizek için bir yanda “bizim” diğer yanda ise “onların” Mayıs 68’i duruyor. “Günümüzün ideolojik belleğinde Mayıs gösterileriyle ilgili “bizim” temel düşüncemiz, yani öğrenci protestolarıyla işçi grevleri arasındaki bağ unutulmuştur…”
- Boyut: 11×16cm
- Sayfa sayısı:80
- Etiket fiyatı: 8ytl
- Kitabı Ideefixe kitap sitesinden satın almak için tıklayın.
2 STALİNİZM; ya da Stalin İnsanın İnsanlığını Nasıl Kurtardı?
“Rusya’nın başına gelen en büyük felaket sayılabilecek Stalinizm aslında insanın insanlığı olarak anladığımız şeyi kurtardı diye muhafazakar ve tutarlı bir sav öne sürülebilir. Burada can alıcı öneme sahip olan şey, 1930’ların başı ve ortalarında proleter eşitlikçilikten Rus mirasının tam kabulüne olan o büyük kaymadır… Bu kaymanın standart okuması onu “kültürel Thermidor” yani otantik devrime yapılmış bir ihanet sayar. Fakat, bu yargıyı olduğu gibi kabul etmeden önce, radikal eşitlikçiliği destekleyen bu ideolojik vizyona daha yakından bakmakta yarar var” (arka kapaktan).




"
-- Tarkovski (Slavoj Zizek); Nisan 2010
-- Zizek'le Söyleşiler (Glyn Daly); Ocak 2010
-- Alain Badiou (G. Barker); Ocak 2010
-- Mimari Paralak (Slavoj Zizek); Mayıs 2010


